New game
Download
Get Academic Plan
Share game
Integrate it into your platform

You can integrate the game into an LMS compatible with LTI 1.1 or LTI 1.3 such as Canvas, Moodle, or Blackboard. This way, the scores will be automatically saved into the platform’s gradebook.
Download
You have exceeded the maximum number of games you can integrate into Google Classroom with your current Plan.

To integrate as many games as you want in Google Classroom, you need an Academic Plan or a Commercial Plan.

You have exceeded the maximum number of games you can integrate into Microsoft Teams with your current Plan.

To integrate as many games as you want in Microsoft Teams, you need an Academic Plan or a Commercial Plan.

Downloading games is an exclusive feature for users with an Academic Plan or a Commercial Plan.

Get your Academic Plan or your Commercial Plan now and start integrating your games into your LMS, website or blog.

If you wish, you can download a demo game here and test its integration:

GoT-Jung Dersleri Quiz

Quiz

Played 0

About this activity

Gölge, Ego, Persona ve arketipler üzerine test

Created by

Turkey

Download the paper version to play

Make your own free game from our game creator
Compete against your friends to see who gets the best score in this game

Top Games

%
Anonymous
Anonymous
%
%
%
You have exceeded the maximum number of games you can print with your current Plan.

To print as many games as you want, you need an Academic Plan or a Commercial Plan.

Print your game
GoT-Jung Dersleri Quiz
 

GoT-Jung Dersleri QuizOnline version

Gölge, Ego, Persona ve arketipler üzerine test

by Ezgi Karababa
1

Cersei, Joffrey'in kimlik sorularını "düşmanlarımızın yalanı" diyerek kapatır, onu sürekli "soy, taht, hak" söylemine yerleştirir. Notlarda bu sahne Anne Arketipi bağlamında işlenmişti. Bu sahne, Persona kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

2

Hamam sahnesinde Jaime, Brienne'e Aerys'i öldürme hikâyesini anlatırken yıllardır sürdürdüğü "umursamayan" kimliğinin çözülmesine izin verir ve bastırdığı "umursayan", kırılgan tarafını açığa çıkarır. Notlarda bu sahne Gölge kabulü bağlamında, bastırılmış tarafın geri kazanılması olarak işlenmişti. Bu sahne, Self kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

3

Theon, Winterfell'e rehin olarak geldiğinde kendinden emin, sivri dilli bir genç gibi görünür; notlarda bu özgüvenin "içerden gelen bir sağlamlıktan değil, dışarıdan onay alma ihtiyacından" beslendiği belirtilir. Ramsay onu kırıp "Theon" adını elinden aldığında ve o direnmeden "Reek" olmayı kabul ettiğinde, notlarda bu sahne Self kavramı bağlamında (içeriden kurulmamış bir kimliğin dışarıdan sökülmesi) işlenmişti. Bu sahne, Gölge kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

4

Samwell, White Walker ile karşılaştığında kendini tanımladığı "Ben savaşçı değilim, ben zarar vermem" hikâyesinin dışında kalan bir kapasiteyle temas eder; ama korkusuz hale gelmez, korkusunun içinden hareket eder. Notlarda bu sahne Gölge kavramı bağlamında işlenmişti. Bu sahne, Ego (özellikle "sağlıklı ego") kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

5

Margaery Tyrell halkla temas kurar, yoksullarla ilgilenir, çok sevilir. Notlarda bu sahne Persona'nın Rafine Hali bağlamında işlenmiş, gücün korkuyla değil "sevilerek" kurulabileceğinin kanıtı olarak sunulmuştu. Bu sahne, Trickster kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

6

Tywin, Tyrion'u sürekli aşağılar ve ondan sıkça "düzensizlik, alay, zayıflık, bedensel kusur" olarak söz eder; notlarda bu tutum, Tywin'in bilinçdışına güvenmeyip onu bastırdığı "aşırı kontrol" başlığı altında, Ego kavramı bağlamında işlenmişti. Bu sahne, Yansıtma (gölge) kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

7

Arya, House of Black and White eğitiminde Waif ile hesaplaştıktan sonra Jaqen'in beklediği "A girl is no one" cümlesi yerine "A girl is Arya Stark of Winterfell. And I'm going home." der. Notlarda bu sahne Persona kavramı bağlamında, eski kimliğe dönüş değil "bilinçli seçilmiş bir kimlik" olarak işlenmişti. Bu sahne, Self kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

8

Sandor, finalde ağabeyi Gregor'un peşinden, hayatı boyunca dehşetle kaçındığı ateşin içine kendi iradesiyle girer. Notlarda bu sahne Yaralı Şifacı arketipi bağlamında, travmanın kaynağıyla yüzleşme olarak işlenmişti. Bu sahne, Persona kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

9

King's Landing'de çanlar çalırken Daenerys birkaç saniye içinde "Ben ateşim, ben kaderim, ben yıkımla yeni dünya kuracağım" enerjisine geçer. Notlarda bu an Gölge bağlamında, gölgenin ego ile tamamen birleşmesi ve arketipsel ele geçirilme olarak işlenmişti. Bu sahne, Ego kavramı -özellikle şişkin (inflated) ego- merkezinde nasıl okunabilir?

10

Stannis, Shireen'i ateşe verirken donuk ve mekanik bir tavır takınır; "Bunu istiyorum" değil "Bunu yapmak zorundayım" ifadesi vardır. Notlarda bu sahne Persona kavramı bağlamında işlenmişti. Bu sahne, şişkin ego (inflated ego) kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

11

Ser Jorah Mormont'un "Ben sadık koruyucuyum" hikâyesi, notlarda Gölge ve yansıtma kavramı üzerinden işlenmişti: Daario'ya duyduğu kıskançlığı doğrudan yaşayamadığı için bunu sadakat, güven, ciddiyet gibi ahlaki gerekçelere taşıdığı anlatılmıştı. Bu sahne, Persona kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

12

Olenna Tyrell, ölümünü bekleyen odasında Jaime'ye Joffrey'i öldürdüğünü itiraf eder; ne inkâr eder ne kendini aklar, gerçekliği olduğu gibi görüp ne büyüklenir ne çöker. Notlarda bu sahne Ego (dengeli ego) kavramı bağlamında işlenmişti. Bu sahne, Self kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

13

Notlarda Daenerys'in Astapor'da köleleri özgürleştirdiği ve halkın onu omuzlarına alıp "Mhysa" (Anne) diye haykırdığı sahne, Anne Arketipi'nin yaşam veren, besleyen ve yeniden doğuran yönünün örneği olarak işlenmişti. Bu sahne, Yaralı Şifacı kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

14

Tyrion, Jon'a "Onu zırhın gibi taşı" derken cüceliğini gizlemek yerine açıkça sahiplenir; kusurunu inkâr etmez, insanların değişmesini beklemez, onu bir silaha çevirir. Notlarda bu sahne Trickster kavramı bağlamında, toplumun görmezden gelmek istediğini görünür kılma olarak işlenmişti. Bu sahne, Persona kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

15

Melisandre, Stannis'in ölümünden sonra çadırında yapayalnız aynaya bakar; kolyesini çıkarır, aynada çok yaşlı ve yorgun bir kadın belirir. Notlarda bu sahne Persona kavramı bağlamında, "Kızıl Rahibe" maskesinin sökülmesi olarak işlenmişti. Bu sahne, Gölge kavramı merkezinde nasıl okunabilir?

Açıklama

Burada mesele Cersei’nin personasından çok, Joffrey’nin kendisine ait bir kimlik geliştirmeden önce hazır bir kimliğin içine yerleştirilmesi. Cersei, Joffrey’nin “Ben kimim?” sorusuna alan açmıyor. Ona cevabı hazır veriyor: Sen Baratheon/Lannister soyundansın, kral sensin, taht senin hakkın, buna yönelik her şüphe düşmanların yalanıdır. Persona normalde kötü bir şey değildir. “Ben kralım” da Joffrey’nin toplumsal rolü olarak gayet işlevsel bir persona olabilir. Problem şu: Joffrey’nin “Kral olarak kimim?” ile “Ben kimim?” arasında mesafe geliştirebileceği bir alan kalmıyor.

Hamam sahnesine Gölge açısından baktığımızda şöyle diyoruz: Jaime yıllardır “Kingslayer” kimliği içinde alaycı, umursamaz, insanların kendisi hakkında ne düşündüğünü önemsemeyen biri gibi yaşıyor. Oysa Brienne’e Aerys’i neden öldürdüğünü anlattığında bunun altında vicdanı olan, anlaşılmak isteyen, yaptığı şeyin ahlaki ağırlığını taşıyan başka bir Jaime görüyoruz. Yani dışarıda bırakılmış taraf geri geliyor. Self açısından baktığımızda ise bir adım geri çekilip daha büyük resme bakıyoruz. Mesele artık “Jaime aslında umursayan iyi bir adamdır” değil. Bu çok önemli. Çünkü öyle dersek yalnızca bir kimliği başka bir kimlikle değiştirmiş oluruz: “Ben umursamam.” → “Aslında ben umursayan biriyim.” Self bu değil. Self açısından gelişme, Jaime’nin ikisinin de kendisine ait olduğunu taşıyabilecek hale gelmesidir. O gerçekten alaycı, saldırgan, zaman zaman acımasız biri olabilir; aynı zamanda vicdanı olan, kırılabilen, başkalarını korumak için ağır bir bedel ödeyebilen biridir. Dolayısıyla çok kısa formülle: Gölge entegrasyonu: “Benim değil” dediğim tarafımı geri almam. Self: Birbirine zıt görünen bu parçaların ikisini de kapsayan daha bütün bir psişik örgütlenmeye doğru hareket etmem. Bu nedenle A yanlış. Self, Jaime’nin sonunda keşfettiği “gerçek Jaime” değildir. B de yanlış, kriz Self’in kendisi değildir. C zaten Self’i yalnızca bilinçdışının merkezi diye daraltıyor. D’nin söylediği şey ise tam olarak şu: Jaime’nin gelişimi “umursamayan adamın aslında umursayan adam olduğunu keşfetmesi” değil; her ikisinin de Jaime olduğunu taşıyabilecek kadar genişlemesidir.

Theon kendisini güçlü, cesur ve bağımsız biri olarak görür. Ancak bu kimliğin dışında bıraktığı korkak, kırılgan, boyun eğebilen ve başkalarının onayına ihtiyaç duyan bir tarafı da vardır. Gölge açısından önemli olan bu reddedilmiş taraftır. Ramsay bu Gölgeyi yaratmaz; Theon’un zaten kabul etmediği kırılganlığını kullanarak onu parçalar. Reek olduğunda ise bu kez diğer uç ortaya çıkar: Theon artık yalnızca güçsüz tarafıyla özdeşleşir. Kısacası: Gölge sadece karanlık ya da saldırgan yanlarımız değil, “Ben asla böyle değilim” dediğimiz zayıflıklarımız da olabilir.

Sam korkusunu yok etmez ve bir anda “savaşçı”ya dönüşmez. Kendisinde daha önce kabul etmediği saldırganlık ve mücadele kapasitesiyle karşılaşır ama bu tarafın kontrolüne de girmez. Korkmaya devam ederken gerektiğinde harekete geçebilir. Sağlıklı Ego tam burada görülür: Psişenin farklı yönlerini taşıyabilir ama onlardan biriyle tamamen özdeşleşmez. Kısacası: Cesaret korkunun yokluğu değil; Ego’nun korkuyu taşıyabildiği halde hareket edebilmesidir.

Margaery’nin Trickster yönü, halkı kandırmasında değil, iktidarın yerleşik kuralını bozmasında ortaya çıkar. Kraliçenin halktan uzak, erişilmez ve korkulan biri olması gerektiği anlayışını tersine çevirir; halka yaklaşır, dokunur ve sevgiyi bir güç aracına dönüştürür. Trickster’ın işlevi de tam budur: donmuş düzenin sınırlarını ihlal ederek başka bir yolun mümkün olduğunu göstermek.

Tywin, düzeni, kontrolü ve gücü kendi kimliğinin merkezine koyar. Bu nedenle kendisinde kabul edemediği zayıflık, düzensizlik, kusur ve kontrol kaybını Tyrion’da görür ve bunları sanki yalnızca Tyrion’a ait özelliklermiş gibi yaşar. Yansıtma tam burada devrededir: Kişi kendi Gölgesindeki bir içeriği kendisine ait olarak tanıyamaz ve onu dışarıdaki kişide görür. Bu yüzden Tywin’in Tyrion’a duyduğu aşırı öfke yalnızca Tyrion’un kim olduğuyla değil, Tyrion’un Tywin’e kendisinde görmek istemediği şeyleri hatırlatmasıyla da ilgilidir.

Arya’nın “Ben Arya Stark’ım” demesi, eski kimliğine basitçe geri dönmesi değildir. “No One” olma sürecinde farklı kimlikleri taşımayı, kimliğini askıya almayı ve kendi karanlık taraflarıyla karşılaşmayı deneyimlemiştir. Şimdi bunları yok saymadan Arya olmayı bilinçli biçimde seçmektedir. Self açısından önemli olan budur: Eski Arya’ya dönmek değil, yaşadığı farklı parçaları daha geniş bir bütünlük içinde taşıyabilen bir Arya’ya dönüşmek. Kısacası: Self “gerçek kimliği bulmak” değil, parçaları bütünleştirmektir.

“The Hound”, Sandor’un yıllarca taşıdığı sert, korkusuz, duygusuz savaşçı personasıdır. Ateş ise bu maskenin örtemediği çocukluk yarasını ve korkusunu açığa çıkarır. Finalde ateşe kendi iradesiyle girdiğinde artık “korkusuz Tazı” gibi davranmasına gerek yoktur. Korktuğunu bilen Sandor olarak korkusuyla yüzleşir. Persona açısından dönüşüm şudur: Maskenin arkasına saklanmak yerine, maskenin gizlediği kırılganlığı da taşıyabilmek.

Burada şişkin ego açısından mesele Daenerys’in öfkelenmesi ya da Gölgesinin ortaya çıkması değil, Ego’nun kendi sınırlarını kaybetmesi. Sağlıklı Ego, “Ben ne düşünüyorum, gerçeklik ne söylüyor?” diye ayırabilir; kendinden kuşku duyabilir ve kendisini sınayabilir. Daenerys ise bu noktada artık kendisini yalnızca bir kişi ya da hükümdar olarak değil, tarihin, kaderin ve hakikatin taşıyıcısı olarak yaşamaya başlar. Kendi iradesiyle daha büyük, neredeyse arketipsel bir gücü birbirinden ayıramaz. Bu yüzden buna ego şişmesi (inflation) diyoruz: Ego, kendisinden çok daha büyük bir psişik güçle özdeşleşir ve “Ben haklı olabilirim” noktasından “Ben hakikatin kendisiyim” noktasına geçer. Gölge okumasıyla farkı da çok net: Gölge: Hangi karanlık içerik Daenerys’i ele geçiriyor? Şişkin Ego: Daenerys neden artık o içeriğe mesafe koyamıyor ve kendisini onunla özdeşleştiriyor? Doğru seçenek tam olarak ikinci soruyu açıklar.

Stannis burada yalnızca “kral” personasına bürünmüş değildir. Daha ileri bir şey olur: Ego, “seçilmiş kral, kaderin görevlendirdiği kişi” fikriyle özdeşleşir. Böylece kendi kararını sorgulayabilecek mesafeyi kaybeder. “Bunu yapmak istiyor muyum?” sorusunun yerini “Bunu yapmak zorundayım, çünkü daha büyük bir kaderi yerine getiriyorum” alır. Kendi insani duyguları ve babalığı bile bu mutlak görevin altında ezilebilir. Şişkin Ego tam burada görülür: Ego kendisini daha büyük, arketipsel bir güçle özdeşleştirir ve kendi kararını mutlak hakikat gibi yaşamaya başlar. Bu yüzden şişkin ego illa gösterişli, kibirli ya da bağırıp çağıran biri olmak değildir. Stannis’in soğuk ve mekanik kesinliği de ego şişmesinin bir biçimi olabilir.

Jorah’ın “sadık, ciddi ve güvenilir koruyucu” kimliği onun Persona’sıdır. Sorun bu rolün varlığı değil, Jorah’ın zamanla bu rolle kendisini özdeşleştirmesidir. Daario’ya duyduğu kıskançlığı “Ben kıskanıyorum” diye yaşamak yerine, “Daario güvenilmez, ciddiyetsiz, Daenerys için tehlikeli” diye açıklaması bu yüzden önemlidir. Böylece kişisel duygusu, sadık koruyucu personasının diliyle ifade edilir. Persona açısından temel mesele şu: Jorah yalnızca sadık koruyucu gibi görünmekle kalmaz; kendisinin gerçekten yalnızca bundan ibaret olduğuna inanmaya başlar. Böylece “görünmek” ile “olmak” arasındaki mesafe kaybolur. Gölge okuması kıskançlığın neden Daario’ya yansıtıldığına, Persona okuması ise Jorah’ın bu kıskançlığı neden kendisine yakıştıramadığına bakar.

go açısından sahne, Olenna’nın gerçekle temasını kaybetmeden yaptıklarının sorumluluğunu taşıyabilmesine odaklanır. Self açısından ise çerçeve genişler: Olenna kendisinin yalnızca “iyi” ya da yalnızca “acımasız” bir versiyonuna sığınmaz. Joffrey’i öldürebilecek kadar acımasız ve stratejiktir; aynı zamanda sevebilen, kaybedebilen, kırılgan ve ölümlü biridir. Bu parçalarından birini inkâr ederek diğerine tutunmaz. Bu yüzden Self açısından mesele karşıt parçaların aynı kişide birlikte taşınabilmesidir. Kısaca: Dengeli Ego: “Yaptığım şeyi inkâr etmeden taşıyabilirim.” Self: “Birbirine zıt görünen taraflarımın hepsi bana ait ve aynı bütünün içinde var olabilir.”

Daenerys’in kendisinin de yaralanmış olması ve başkalarını kurtarması, onu otomatik olarak Yaralı Şifacı yapmaz. Yaralı Şifacı’da önemli olan, kişinin kendi yarasıyla bilinçli bir ilişki kurması ve karşısındakinin iyileşme sürecinde onun yerine geçmeden yanında durabilmesidir. Mhysa sahnesinde ise Daenerys özgürleştiren, kurtaran ve ardından “Anne” olarak yüceltilen konumdadır. Bu nedenle sahne Yaralı Şifacı’dan çok Kurtarıcı rolüne kayma ihtimalini düşündürür. Kısacası: Yaralı olmak + başkasını kurtarmak = Yaralı Şifacı değildir. Yaralı Şifacı, karşısındakini kurtarmaktan çok onun kendi iyileşme yoluna eşlik eder.

Persona yalnızca kusurlarımızı saklamak için taktığımız bir maske değildir. Dünyaya kendimizi nasıl sunduğumuz ve toplumla nasıl ilişki kurduğumuz yüzümüzdür. Tyrion cüceliğini gizlemiyor; tam tersine onu bilinçli biçimde personasının parçası haline getiriyor: “Bunu benden önce ben söylersem, sen bunu bana karşı kullanamazsın.” Böylece toplumun onu incitmek için kullandığı özelliği kendi “zırhına” dönüştürüyor. Yani burada Persona gerçeği saklamıyor; gerçeğin dünyaya nasıl sunulacağını düzenliyor. Kısacası: Persona her zaman “olmadığın biri gibi görünmek” değildir. Bazen olduğun şeyi nasıl taşıyacağını seçmektir.

Melisandre’nin yaşlı bedeni, “genç, güçlü ve yanılmaz Kızıl Rahibe” kimliğiyle bağdaştıramadığı yaşlılık, güçsüzlük ve ölümlülüğün görünür hale gelmesi olarak okunabilir. Gölge yalnızca karanlık veya kötü yönlerimiz değildir; kendimize ait olduğunu kabul etmek istemediğimiz her türlü özellik Gölge’ye düşebilir.

Are you sure you want to leave the page?

If you leave the page, you will lose your game progress.